Tarihin ve efsanelerin buluştuğu topraklarda, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran yeni bir keşfe imza atıldı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Troya Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında, yaklaşık 4.500 yıl öncesine, Erken Tunç Çağı’na tarihlenen eşsiz bir altın broş ve değerli bir yeşim taşı bulundu.
Homeros’un İlyada Destanı ile ölümsüzleşen Troya’da, her geçen gün medeniyetin katmanları arasındaki sırlara bir yenisi daha ekleniyor. Kazı ekibinin titiz çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılan eserlerin, bölgenin o dönemdeki zenginliğine, estetik anlayışına ve ticari ilişkilerine ışık tutması bekleniyor.
“Anadolu Tarihi İçin Çok Önemli Bir Bulgu”
Kazı başkanı ve arkeologlar, buluntuların Troya’nın erken dönem yerleşimleri hakkında paha biçilmez bilgiler sunduğunu belirtti. Altın broşun incelikli işçiliği, o dönemin metalurji sanatındaki ustalığını gözler önüne sererken, yanında bulunan yeşim taşının ise bölgedeki ticari ağların ve lüks tüketimin önemli bir kanıtı olduğu vurgulandı. Yeşim taşının, o dönemde uzak coğrafyalardan getirilen değerli bir materyal olması, Troya’nın çağlar boyunca kıtalararası bir köprü rolü üstlendiğini bir kez daha teyit ediyor.
Kültür Turizmine Yeni Bir Soluk Getirecek
Dünya Turizm Günü’nde duyurulan bu anlamlı keşfin, bölge turizmine de büyük bir hareketlilik getirmesi öngörülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, eserlerin gerekli konservasyon çalışmalarının ardından Troya Müzesi’nde sergileneceğini ve bu eşsiz buluntuların, şimdiden dünyanın dört bir yanından tarih ve arkeoloji meraklıları için yeni bir cazibe merkezi oluşturduğunu ifade etti.
4.500 yıllık bu sessiz tanıklar, şimdi ait oldukları topraklarda, Troya Müzesi’nde geçmişin hikayelerini geleceğe fısıldamaya hazırlanıyor.







